Fotograf çekmek için konular bahanedir. Fotograf çekmek bir içgdüdür. İnsanın varoluşundan beri hayatta kalmasını sağlayan “avlanma” içgüdüsü fotograf sanatında en çok kendisini dışa vuran içgüdüdür.  Kişinin kendi varoluşunu ve çevresi ile ilişikisini kavramsal olarak sorguladığı çalışmalar işte bu içgüdülerle fotograf sanatını meydana getirir.

Fotografin yarattığı en temel şok ise bize deneyimlenmiş bir dünyanın deneyimlenen bir tasvirini sunuyor olmasıdır. İşte bu noktada bizim için verilmiş yer ve zamandaki “gerçek” diye algıladığımız veya tasvir ettiğimiz her şey, aslında kardaki ayak izleri gibi sadece tasvir edilebilen bir izlenimdir. Bundan gerisi o yolu izleyene bağlıdır. Fotograftaki “gerçek” ve hatta hayattaki “gerçek” işte bu tasviri yapılmış deneyimin yaratmış olduğu izlenimdir.  Bu yüzdendir ki fotograf sadece bugünün değil  “geleceğin de sanatıdır”